1971 yılında Karaman’da doğdum, ilkokulu burada bitirdim. Ortaöğrenimimi 1989 yılında Konya Anadolu Lisesinde tamamladıktan sonra 1993 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce bölümünden mezun oldum. 1994 yılından itibaren Konya Selçuk Üniversitesinin iki farklı biriminde akademik görevlerde bulundum. Organizasyon ve İşletme Politikası Yüksek lisansı, Teknoloji Yönetimi doktorası yaptım. 2003 yılında işletme doçenti ünvanı aldım. Halen Selçuk Üniversitesine bağlı iken müstakil üniversite olan Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi İşletme bölümünde öğretim üyesiyim. Yönetim, girişimcilik, yenilikçilik, teknoloji, işletme ve iktisat tarihi genel ilgi alanlarım, şu ara yeni kurumsal iktisat, islam ve piyasa ekonomisi ile de ilgileniyorum. Amatör bir yakın tarih meraklısıyım.
Yıllardır yürüttüğüm web sitem yurtdışında bulunduğum sırada ilgilenemediğimden kapandı, bu defa daha etkin olması düşüncesiyle blog tarzında yeniden oluşturdum. Sitenin amacı hem öğrencilerle ders dışı etkileşimi arttırmak hem de güncel konulara fırsat buldukça değinebilmektir. Ümit ederim yararlı olur.
H. Bahadır Akın, Karaman-2007
(Telif, tercüme ve edisyon kitaplarımla ilgili kısa bilgileri aşağıda veriyorum.)
Yeni Ekonomi, Çizgi Kitabevi, 2005 (2. Baskı)
“…Kimi zaman bizleri şaşırtan yeniliklere şahit olsak da, 1990′ların sonundaki hayret ve yersiz coşku, yerini ayakları daha sağlam basan analizlere bırakmıştır. Elbette, bugün hala bir Yeni Ekonomiden söz etmek mümkündür. Küreselleşme bir vakıadır ve bilişim teknolojileri bu süreci hızlandırmaya devam etmektedir. Sektörlerdeki değişmeler beklenen mecrasında sürüp gitmektedir. Eğlence odaklı medya sektörü başta olmak üzere internetin imkân sağladığı bilgi ve iletişime dayalı pek çok endüstri öne çıkmaktadır. On yıl öncesinin yeni gerçekliklerinden sınırları belli olmayan, iletişim teknolojisine bağlı, geçici süreler için kurulup dağılabilen örgütler bugün artık sıradan yapılanmalar haline gelmiştir. En küçüğünden büyüğüne tüm örgütler, hatta bireyler dev tedarik ağlarının birer düğüm noktasından ibarettir.
İnternet ve bilgi teknolojilerinden yararlanma, bilgi üretiminde ve bilgiyi kullanmada ülkeler, aynı ülke içinde bölgeler arası farklılıklardan kaynaklanan sıkıntılar halen mevcuttur. Ancak, bu teknolojilerin donanım ve yazılımının artık çok daha kolay erişilebilir halde olduğu da aşikârdır. Kamu kurumları faaliyetlerinin çoğunu vatandaşların lehine olacak şekilde sanal ortama taşımaktadır. Eski ekonomiye ait işlerde ve bu alandaki istihdamda sıkıntılar söz konusudur. Yeni ekonomi ise yeni iş imkânları ve istihdam yapısıyla hükmünü sürmektedir. Dünyanın en zengin adamı hala bir petrol şeyhi değil, bir bilgisayar yazılımcısıdır. (2. Baskıya önsözden)
Teknoloji Yönetimi ve Örgütsel Değişim (2003)
(Şerif Şimşek ile birlikte) Rekabetçi üstünlük için örgütlerin yeniden inşa edlimesi uzun vadeli ve zorlu bir süreçtir. Teknoloji hemen her gün daha iyiye doğru gelişmekte ve her yerde bulunabilmektedir. Değişimde asıl dikkat edilmesi gereken denklemin örgütsel ve beşeri yönü olacaktır.
Bu kitap, sözü edilen endişeleri de hesaba katarak teknoloji ve yönetim konularına örgütsel değişim açısından yaklaşmakta, teknoloji yönetimi kapsamındaki birçok konuyu tarihsel gelişimini de dikkate alarak detaylı olara ele almaktadır. İlgi çekici okuma parçalarıyla zenginleştirilen eser teknoloji ve yönetim dünyasına ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gereken bir kaynak niteliğindeir.
“Mizah, ağırbaşlılığımızı kanıtlamak, başa gelenlere karşı dayanıklılığımızı göstermektir.”
R. Gary
“Bir Dekana şaka yaptığınızı açıkça söyleyin, yoksa gülmez.”
R. Clapton
Geçtiğimiz yüzyılda akademik dünyada yönetim, örgütler ve bürokrasi üzerine bıkkınlık verecek kadar fazla makale ve kitap kaleme alınmış, örgütlerin işleyiyi pek çok araştırmacı tarafından ciddiyetle incelenmiştir. Öte yandan gerek özel sektör gerekse kamu kesim örgütlerinde hemen her gün rastladığımız uygulamaların olaylara mizahi bir gözle bakabilen kişiler için her zaman sınırsız bir malzeme oluşturduğu da inkar edilmez bir hakikattir. Bu kitap da söz konusu mizahi yaklaşımları mümkün olduğunca bir araya getirerek yönetim, organizasyon ve bürokrasiye mizahi bakışları bir bütün olarak okurlara sunmayı hedeflemektedir.
Yönetim makinesinin işleyişine “yarına bırakabileceğin iş bugün yapma” ilkesi hakim olmaya devam ettikçe ve yetmezlik düzeyine ulaşan, hatta hiç yeterli olamamış olan yöneticiler biyararşilerde yer aldıkça kara mizahın eşsiz sabneleri tüm örgütlerde perdelenmeye devam edecektir.
Tercüme Kitaplar
Bilimsel Yönetimin İlkeleri (F. W. Taylor)
“Maddi kaynakların tükenişini görüp hissedebiliriz. Fakat insanların beceriksizce, verimsiz, yanlış yönlendirilmiş hareketleri arkalarında gözle görülen veya hissedilen hiçbir şey bırakmazlar.” F. W. Taylor
F.W. Taylor, sınai alanda insanlık tarihinin en muazzam gelişmelerinin yaşandığı 20. yüzyılın şekillenmesinde, geliştirdiği “bilimsel yönetim” usulleriyle önemli bir rol oynamıştır. Adam Smith`in dikkat çektiği işbölümünü, bu defa üretkenliği de en yüksek düzeye çıkaracak şekilde ele alan Amerikalı mühendis, yapılan işi ilk defa detaylı şekilde analiz etmiş, uygulamaya koyduğu yöntemle, patronlar ve çalışanlar için büyük bir önem arz eden, muazzam verimlilik artışları sağlayarak geçtiğimiz yüzyılın etkili isimleri arasındaki haklı yerini almıştır. Bilimsel Yönetimin İlkeleri, Taylor`ın sistemini en açık şekilde ortaya koyan, yazılışının üstünden geçen bir asra rağmen geçerliliğini hâlen koruyan bir klâsik olarak yönetim bilimi literatüründe itibarlı bir yeri hak ediyor.
Örgüt ve Bürokrasi (N. Mouzelis)
“Organizasyonların içinde doğuyor, organizsayonlarca eğtiliyor ve çoğumuz hayatımızın büyük bölümünü organizasyonlar için çalışarak geçiriyoruz.”
Bürokrasi, Weber tarafından ideal anlamda bir örgüt ve yönetim biçimi olarak geliştirilen, ancak çoğumuz için günlük hayatımızda işlerin görülmesini aksatan, gereksiz yazışma ve zaman kayıplarına yol açan, bugün git yarın gel uygulamalarını doğuran bir kavramı ifade ediyor. Yönetim alanında yazılmış sayısız eserdeki sonu gelmeyen örgüt ve bürokrasi tartışmaları Mouzelis tarafından titiz bir şekilde ele alınmış ve sosyolojik bir bakış açısıyla bütünleştirilmiş.
Bürokrasi ve Otorite (Max Weber)
Max Weber, sosyal bilimlerin farklı alanlarında yaptığı çalışmalar ile ismini sosyal bilimler literatürüne altın harflerle yazdıran bir düşünürdür. Elinizdeki kitap, Weber’in analizlerinde önemli bir yer işgal eden `örgüt` ve `otorite` kavramlarını okuyucuya birinci elden sunmayı amaçlamaktadır. Hayrete düşürecek kadar derin ve sağlam analizleriyle, `geleneksel`, `yasal` ve `karizmatik` otorite kavramlarını inceleyen Weber, modern toplumun en önemli yapılanması olan bürokrasi mekanizmasının işleyişini net bir şekilde gözler önüne seriyor. Weber’in örgütler ve otoriteye dair görüşleri konuyla ilgilenenler için gerçek bir klasik kaynak konumunda.
İktisadi Mantığa Giriş (David Gordon)
İktisat neden okunur? En kısa cevap, iktisattan kaçışımızın mümkün olmammasıdır. Hemen her şeyin içinde iktisat vardır. İnsanlar niçin geçimlerini sağlamalıdır? Neden bazı insanlar -mesala ağır siklet boksörleri, pop starlar, televizyon yapımcıları- otobüs şöförleri ve polislerden daha fazla kazınırlar? Bir Big-Mac’in ya da bir Mercedes otombilin fiyatını ne belirler? Para veya fiyatlarla ilgileniyorsanız iktisat hakkında konuşuyorsunuz demektir.
İnsanlar ekonominin temel yasalarını anlamadıkça felakete gideceğimiz açıktır. Bir uçurumun üzerinden atlamanın iyi bir fikir olmadığını anlamak için çok fazla fizik bilmeye gerek yoktur, ancak bir ekonominin iyi işlemesi, fiyat sistemlerinin nasıl çalıştığı konusunda bazı temel gerçeklerin farkında olan yeterli sayıda insanın bulunmasına bağlıdır.
İktisadi Özgürlük ve Gelişme (W. Kasper)
Ekonomik büyümenin sebebi nedir: Yatırım mı, eğitim mi, yenilik mi, gelişme mi ya da başka bir şey mi? Bu faktörler üzerine yoğunlaşmak başka bazı soruları akla getirir: İnsanlar neden yatırım yaparlar; neden öğrenirler, neden bazı toplumlar yeniliklere açıkken diğerleri değildir? Bu tarz davranış farklılıkları “kurum” dediğimiz bir grup koordinasyon kurallarındaki farklılıklardan kaynaklanır. Bu eser, yeni ve hızla yayılan Kurumsal İktisat disiplininin temel bakış açısını anlatmaktadır. Ayrıca, kitap özelde, özgür, barışçı ve adil bir toplumun olduğu kadar genel maddi ilerlemenin de temeli olarak kabul edilen “kapitalizmin anayasası”nı açıklamaktadır.
Her gün giderek daha açık bir hâle geliyor ki, özgür ve açık toplumlarda yaşayan insanlar ekonomik sistemin planlı ve kontrol altında tutulduğu yerlerdeki insanlardan nispi olarak daha fazla ekonomik büyüme yaratıyorlar. Dünyadaki tüm fakirliklerin nedenini küreselleşme olarak gösterenlerin açıklamalarıyla yetinmeyenlere Wolfgang Kasper ekonomik özgürlük ve gelişme arasındaki güçlü bağı tatmin edici bir şekilde ortaya koymaktadır.
Sadeleştirme ve Yayına Hazırlama
Genel ve Endüstriyel Yönetim (H. Fayol)
Fransız maden mühendisi Henri Fayol, gerek endüstriyel işletmelerde, gerekse kamu yönetiminde, belli bir yöntem dahilinde `yönetim ilkelerini` geliştiren bir yönetim öncüsüdür. 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında bizzat mühendis ve idareci olarak çalıştığı büyük madencilik işletmelerindeki deneyimlerini sistematik bir şekilde kaleme alan Fayol`un bu eseri, kendinden sonraki çalışmalara öncülük etmesi ve iddialarının hâlen güncelliğini muhafaza etmesi sebebiyle, bir yönetim klasiği kabul edilmektedir. Yöneticiliğin insanlara öğretilebilir, her alanda geçerli evrensel bir `bilim` olduğunu, okullarda bu işin eğitiminin verilmesi gerektiğini de ilk defa vurgulayan Fayol, eserleriyle, işletme bilimi ve kamu yönetimiyle ilgilenenler kadar, günlük hayatta idarecilik pratiğiyle uğraşanların da ilgisini çekecektir.