İşletme Yönetimi

İş Etiği Nedir?

etik, iş etiği, etik yönetimi iş mükemmelliği, iş mükemmelliği modeli, etik kalitesi, etik ikilemleri, etik kodları, etik problemler, pro-aktif yönetim, etik ilkeler, etik sorunlar, toplam kalite yönetimi, toplam kalite, etik kalitesi yönetimi, etik kalitesinin iyileştirilmesi, değerler, nuray uzkesiciEtik konusu felsefenin başlangıcından beri en az 2500 yıldır filozoflar tarafından tartışılmaktadır. Bir yönetim disiplini olarak gelişmekte olan iş etiği, ortaya çıkışını ve gelişimini 196O’lardaki sosyal sorumluluk hareketine borçludur. Bu hareket, işletmelerin gerek dünyanın ekonomik kaynaklarını kullanmaları gerekse işletme liderlerinin ve yöneticilerinin aldıkları kararlarla işletmede çalışanların ve toplumun refahını ve sosyal ahlâkı etkilediği anlayışına dayalıdır. Örgütlerde kârın tek performans göstergesi olduğu geleneksel anlayış değişime uğramaktadır. Bugün paydaşlar adı verilen toplumun, çalışanların, müşterilerin, tedarikçilerin ve hissedarların memnuniyetinin işletme performansında esas olduğu modellere tanık olmaktayız. İş hayatı gittikçe karmaşık, dinamik ve çok yoğun rekabetin yaşandığı bir hal almaktadır. Bu ortamda işletmelerin doğru şeyler yapmaları ve bu esnada hem kendilerine hem de diğerlerine zarar vermemek gibi bir sorumluluğa sahip olmaları, etik yönetimine ihtiyacı ortaya çıkarmıştır.

İş mükemmelliği için sistematik liderliğin (planla-yap-kontrol et-önlem al) yayılımı zihni modellerimizin dönüşümüne ihtiyaç duyar. İşletme liderlerinin etik bir iş ortamı yaratma duyarlılığı ve çabası da iş mükemmelliği konusundaki zihni modellerimizin dönüşümüne ihtiyaç duyar. 21. Yüzyılın başında temel konulardan biri olmaya aday etik ve etik kalitesinin iyileştirilmesi çabalarında; etik, iş etiği, etik kalitesinin ne olduğu ve etik bir iş ortamı yaratmanın uygulanabilir yöntemleri konusunda esaslı kavramalara ihtiyaç vardır. Dahası etik konusunun amaçlarımıza, stratejilerimize, yetkinliklerimize, kültürümüze, yapıya, günlük faaliyetlerimize nüfuz etmesi için bilinçli ve sistematik bir çaba harcanmalıdır. Bu hareketi başlatma görevi yöneticilerimizindir.

Etik uzun yıllar felsefecilerin, akademisyenlerin ve sosyal eleştirmenlerin çalıştıkları bir alan olmuştur. Genelde iş etiği konusunda ilgili yazının çoğunda yöneticilerin uygulama ihtiyaçlarına yönelik, diğer bir deyişle etik kalitesi yönetiminin “nasıl”ına yönelik kapsamlı bir çalışma sunulamamıştır. Neyin doğru neyin yanlış olduğunun ortaya konması ve her durumu kapsaması güçlüğü, etik ikilemler, kültürel özellikler, etik kodlarının nasıl oluşturulacağı, etik kalitesinin nasıl ölçüleceği, ortamın nasıl izleneceği, kim tarafından izleneceği, nihai hedeflerimizi nasıl etkileyeceği gibi konular durumu zorlaştırıyor gibi görünmektedir. Bütün bu sorulara rağmen işletme yöneticilerinin bu konuda yapabilecekleri çok fazladır. Birçok örgüt, etik kalitesini izlemenin ve kontrolünün ne kadar önemli olduğunun farkına varmayabilir. Bu nedenle sağlıksız işleyişin maddi ve manevi bedelleri ile karşı karşıya kalabilirler. Pro-aktif yönetim anlayışında, diğer konularda olduğu gibi işletmede etik problemlerin ve bunların maliyetinin ortaya çıkmasını beklemeden önlem almaya çaba gösterilmesi beklenir. Böylece etik problemler yeterli derecede önlenebilir.

Etik, İş Etiği Nedir?

Etik, birey ve grupların davranışlarını düzenleyen ilkeler veya standartlar topluluğudur. Başka bir tanıma göre etik, neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenmek ve doğru olanı yapmayı içerir. İş etiği, genel olarak işyerinde neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmek ve doğru olanı yapmaktır. Bu doğru olanı yakalamak, davranışlarımızda, kararlarımızda paydaşlarla ilişkilerimizi ve ürünlerimiz ve/veya hizmetlerimiz üzerindeki etkilerini dikkate almakla mümkündür. Fakat iş etiği yazınında doğrunun ne olduğu doğrudan aktarılmaz. Çünkü işyerinde etikle ilgili sorunların çoğu “mesai saatlerinde özel işler yapılmalı mıdır?” veya “Ayça patronuna yalan söylemeli midir?” kadar basit değildir. Etik uzmanlarının çoğu evrensel ilkelerin varlığını savunsalar da bazıları doğrunun, kişiden kişiye ve durumdan duruma değiştiğine inanmaktadır. Nasıl davranmamız gerektiği konusunda bize yol gösteren saygı, dürüstlük, adillik, sorumluluk gibi değerler ahlaki değerlerdir. Bu değerlerin nasıl uygulandığı konusundaki bildirgelere, açıklamalara bazen ahlâki ya da etik ilkeler denilir.

İş etiği kavramını açıklamak için pek çok tanım yapılmıştır. Velasquez’e göre iş etiği ahlaki standartları rasyonel bir şekilde değerlendirme ve bu standartları iş ortamlarında uygulama sürecidir. Bir diğer tanıma göre iş etiği, iş ortamında karmaşık ahlaki ikilemleri incelemek ve çözmek için etik prensipleri uygulama disiplini ve sanatıdır. Bu disiplin ve sanat bir kurum veya kuruluşun tüm işlemlerinde kendini gösterir. İş etiğinin en iyi tek bir tanımı olmamasına rağmen işletmenin kendi ekonomik çıkarları ile sosyal ve refah talepleri arasında dengeyi sağlayacak seçimler yapmak için hem ilkelere hem de inançlara dayalı muhakeme ve hüküm gerektirdiği konusunda bir uzlaşma vardır.

İşletmelerde karşılaşılan etik sorunlar şüphesiz çok çeşitlidir. Konuyla ilgili bir araştırmada (1987), ankete katılanların %80′ninden fazlası işletmelerde karşı karşıya kalınan etik sorunlar arasında “çalışanların çıkar çatışmaları” ve “rüşvet”i ilk iki sıraya yerleştirmişler. Bir diğer çalışma, etik olmayan davranışların en çok hangi alanlarda ortaya çıktığı ile ilgilidir. Bu araştırmanın bulgularına göre sıralama şöyledir: Devlet Yönetimi (%66), Satış (%51), Hukuk (%40). Medya (%38), Finans (%33), Tıp (%21), Bankacılık (%18), Üretim (%14).

Amerika Birleşik Devletleri’nin seçkin üniversitelerinin öğrencileri arasında yapılan bir çalışma, en çok işletme ve mühendislik okulları öğrencilerinin kopya çektiğini ortaya koymuştur. Bilimsel çevrelerde de etik olmayan davranışlar söz konusudur. Bu veriler hemen her alanda etik kalitesinin iyileştirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.Türkiye’de 1992 yılında Türkiye Genç İş Adamları Derneği ve TÜSİAD iş etiği ile ilgili iki yayınla konunun önemini ortaya koymuşlardır. 1993 yılında Capital dergisinin yayınladığı bir rapordan Türk işletmelerinin etik konusuna gösterdikleri ilginin arttığı, ancak hala başlangıç düzeyinde oldukları anlaşılmaktadır. Türkiye’ye ilişkin bir diğer çalışma 1999 yılında yayımlanmıştır. 20 işletmeden 160 yöneticinin katıldığı bu araştırmada, yöneticilerin tümü, çevre kirliliği, içerden bilgi sızdırma (engaging insider information) ve hediye/rüşvet vermeyi etik olmayan davranışlar sıralamasında ilk üçe yerleştirmişlerdir.

Etik Kalitesi Nedir?

Etik ilkeleri, karmaşık insan etkileşimlerinde iyi ve kötü unsurları ayırt etmede kullanılabilecek faydalı araçlardır. Bu nedenle yönetim kuramıyla doğaldan ilgilidir. Etik ilkelerin bugün bile pek çok modern yönetim alanları üzerinde önemli etkisini sürdürmeye devam ettiğini söyleyebiliriz. Bunlara örnek olarak kalite yönetimini, insan kaynakları yönetimini, kültür yönetimini, değişim yönetimini, pazarlamayı verebiliriz. Bir kurumda Toplam Kalite Yönetimi yaklaşımını yerleştirebilmenin en önemli araçlarından birisi “İş Mükemmelliği Modeli”dir. Bu modelin bir işletmede uygulanması, değişim yönetimini gerektirir. İş mükemmelliği modelinin içinde etik kalitesinin kendiliğinden var olması beklenir. Buradan yola çıkarak etik kalitesini genel kalite tanımından ayırmamız mümkün değildir. Kaliteyi, “istenen özelliklere uygunluk”, diğer bir deyişle “ihtiyaca uygunluk” olarak tanımladığımızda etik kalitesini, bir işletmedeki tüm tarafların beklentilerini karşılarken sağlıklı bir etik sistemi içinde düşünmek, tartışmak ve ilkeler çerçevesinde iş yapma yeteneği olarak tanımlayabiliriz.

İş mükemmelliği için etik, etik yönetimi için de toplam kalite yönetiminin temel ilkeleri gereklidir. Paydaşlara odaklılık -bu konuya çevre de dahildir, aslında işletmenin dokunduğu herşey demek daha doğru-, üst yönetimin liderliği, sürekli iyileştirme, ölçme ve değerlendirme, ekip çalışması eğitim ve öğrenme uygulanabilir bir etik sistemi için de geçerlidir. İş mükemmelliği için stratejik yönetimden, kaynaklara, işletmenin süreçlerinden çalışanların yönetimine ve performans göstergelerine değin her yerde etik muhakeme ve davranış kendini gösterir.

Değerlerimiz ve Etik Kalitesi

Etik, genellikle toplumun refahına ilişkin anlayışlara, düşüncelere, fikirlere ve toplumun refaha ulaşması için ilkeler geliştirme çabalarına işaret eden genel bir terim olarak düşünülür. Değerler ise önemli olduğu kabul edilmiş inançlar veya somut nesneler için belirli eğilimler, istekler olarak düşünülebilir. Değer verilen her ne ise yaşamaya değer bir hayat veya iyi yaşamın bazı genel kavramlarından ortaya çıkar.

Etik, değerler topluluğundan daha fazlasını ifade eder. Değerler hemen hemen nadiren sürekli aynı şekilde uygulanabilen basitleştirmelerdir. Örneğin; çalışan sadakati bir değerdir. Ancak işletmede bu sadakat iş arkadaşlarına mı, yöneticilerine mi, müşterilerine mi, yatırımcılarına mı yönelik olacaktır. Bu bağlılıklar hangi sırada ortaya çıkmalıdır? İkilemler nasıl çözülecektir? Bu sorular ortada kalabilir. Ayrıca etik olmayan davranışlara sahip insanların da değerleri vardır. Bu onları haklı kılar mı? Bu gibi nedenlerden dolayı değer tek başına etik konusunda yetersiz ölçüt olarak, değerlendirilebilir. Bir örgütte paylaşılan değerlerin var olmasıyla, bu değerlerin günlük iş yapma kültürü içine nüfuz etmesini beklemek ayrı konulardır. Paylaşılan değerler, etik bir iş ortamı için şüphesiz önemlidir, ancak bu, gerekli şartlardan sadece biri olabilir.

Etik kalitesi yönetimi, paylaşılan değerlerin belirlenmesini, örgütsel davranışların bu değerler etrafında gerçekleştirilmesini sağlar. Bu çaba değerlerin yazılı hale getirilmesini, değerleri davranışa dönüştürecek politika ve prosedürlerin geliştirilmesini ve bu politika ve prosedürler konusunda işletmedeki herkesin eğitilmesini, sürekli izlenmesi ve iyileştirilmesini kapsar. Bu bütünlüklü çaba, işletmenin diğer tüm süreçlerinde, kalite yönetimi, stratejik planlama, farklılıkların yönelimi gibi diğer programlar için de faydalıdır. Toplam Kalite Yönetiminde iş yapmanın yüksek değerlerinin özel bir yeri vardır. Ancak bunun söylemden öteye geçmesi için daha bilinçli, sistematik, sürekli bir çabaya liderlik edilmesi gerekir.

Etik Kalitesi İyileşebilir mî?

Toplam kalite yönetimi felsefesi ve araçları bazı işletmelere sunulurken pek çok dirençle karşılaşılmıştı. Bu dirençlere rağmen başarılı olmuş işletme örnekleri, bu felsefenin ve tekniklerinin kazanımlarını elde ettiler. Ancak ülke bazında hem yayılımda alınacak uzun bir yol olması, hem de başarılı işletmeler açısından sürekli mükemmelliğin peşinden koşulması gerçeği, bize mükemmelliğin sürekli bir yolculuk olduğunu hatırlatmaktadır. Toplam kalite yönetimi çalışmalarının başlangıcında, “biz zaten çok iyiyiz”, “biz zaten bunları yapıyoruz”, “mevcut yasalar ve yönetmelikler, bunları yapmamıza engel”, “TKY felsefesi ve yararlarına inanmıyorum, bu bir oyun”, “uygulayanlar başarısız oldular” gibi değişimi güçleştiren anlayış, davranış, yasa, yönetmelik ve kaynaklara ilişkin etmenler söz konusu idi.

İşletmelerde etik kalitesi için bilinçli ve sistematik bir çaba gereksinimi ortaya konduğunda da akla pek çok soru gelir. “İşletmelerde etik yönetimi uygulanabilir mi?”, “Etik kalitesini sürekli iyileştirmek için Toplam Kalite Yönetiminin mevcut yöntemleri ve araçları uygulanabilir mi?” Yeni yöntemler geliştirilebilir mi?”, “Sıfır hata hedeflenebilir mi?”, “Değerler, etik kalitesinin, etik bir iş ortamı yaratmanın yeter şartı olabilir mi?”, “İş Mükemmelliği Modeli içinde yenilik ve öğrenme gibi etik kalitesi de özdeğerlendirme kriterlerine dahil edilebilir mi?” gibi. Bu sorulardan önce her yeni kavrayış ve teknikte olduğu gibi toplam etik konusunda da farklı algılamalar ve tartışmalar üzerinde durmak gerekir. İşletmenin etik kalitesinin iyileştirilmesi gerçeğinin önündeki kavrayışlar söyle sıralanabilir:

  • Etik özel, bireysel bir meseledir, açık ve tartışılabilir bir konu değildir.
  • İş ve etik bir arada bulunamaz.
  • İş etiği görecelidir.
  • İşimizde iyiyiz, o halde etik konusunda da iyiyiz.
  • İş etiği yönetimden çok dinin meselesidir.
  • Çalışanlarımız etik değerlere sahiptir, o nedenle bu konuyla ilgilenmemize gerek yoktur.
  • İş etiği filozofların, akademisyenlerin ve ilahiyatçıların yön verdiği bir disiplindir.
  • İş etiği gereksizdir. O sadece iyi olmamız gerektiğini söyler.
  • İş etiği aslında iyilerin kötülere nutuk çekmesidir.
  • İş etiği aslında başımıza dikilen yeni gardiyandır.
  • Etik yönetilemez.
  • İs etiği ve sosyal sorumluluk aynı şeydir.
  • Organizasyonumuz yasalarla uyum içindedir, o halde biz etik sorunları olmayan bir isletmeyiz.
  • İş yerinde etik yönetimi uygulamalarına az ilgi vardır.

Etik kalitesini bir hedef olarak görebilmek için öncelikle bu yargılardan arınmak gerekir. Gerçek etik, pek çok işletmenin etik yaklaşımına gösterdiklerinden çok daha fazla özene ihtiyaç duyar. Toplam kalite ya da bütünleşik kalite felsefesinin doğasında etik kalitesi vardır. Çünkü bu felsefeye göre işletmenin performansı sadece kârdan ibaret değildir. Bu anlayışa dayalı EFQM iş mükemmelliği modelinde paydaşlara odaklılık, en azından birincil paydaşlar açısından -müşteriler, birlikte iş yapılanlar, hissedarlar ve toplum- temel performans ölçütleri arasındadır. Ancak endüstride az sayıda işletmenin bu anlayışa göre hareket etmesi yeterli değildir. Endüstride toplam etik için top yekûn toplam kalite gereklidir. İş etiği konusu toplam kalite için bir ön koşul olarak değerlendirildiğinde modelin sadece sonuçlarında değil girdilerinde de -liderlik, stratejiler, politikalar, yapı, kültür, kaynaklar, süreçler, çalışanlar gibi- etik kalitesi önemlidir. İşletme bazında da ancak o zaman toplam kaliteden söz edebiliriz. Çünkü model kadar, modelin gereklerini samimiyetle yerine getirmek de önem taşır. Özetle kaliteye odaklılık sadece teknik bir mesele değildir, aynı zamanda etik bir meseledir ve her ikisinin bir arada bulunması iyi yönetim için de bir ölçüttür.

İş ortamında etik yönetiminin başarısı için göz önünde bulundurulması gereken pek çok husus vardır. Buchholz ve Rosenthal’a göre etik bir örgüt yaratma ve korumada önemli olan faktörler şöyle sıralanmaktadır:

a. Üst yönetimin duyarlılığı ve kararlılığı

b. Etik Kodlar -Kurallar-

c. Etik eğitimi ve yetiştirme

d. Kurum kültürü

e. Karar alma

f. Stratejik yönetim

Driscol ve Hoffman, örgütlerde etik bir alt yapının oluşturulması ve korunması konusunda 10 temel noktaya işaret etmişlerdir. Bu noktalar özellikle sağlıklı bir işleyişin sürdürülmesi, çalışanlar arasında ve pazarlarda her şey birbirine karıştığında kurumsal belleğin yaşamasını sağlamanın garantisi olarak değerlendirilmiştir. Bu önemli noktaları şöyle sıralamışlardır:

a. Özdeğerlendirme

b. İşletmenin en üst noktasından başlayan bir kararlılık

c. İş yürütmenin kodları-kuralları

d. İletişim araçları

e. Eğitim

f. Yardımcı kaynaklar

g. Örgütsel sahiplenme

h. Tutarlı tepki ve uygulama

ı. Ölçme ve değerlendirme

i. Revizyon ve basitleştirme

Robbins ve Coulter, yukarıda sözü edilen hususlara ilave olarak, doğru işgörenin seçilmesi için işgören seçme kriterlerini doğru belirleme, gerçekçi iş amaçlarının oluşturulması, elde edilen ekonomik sonuçların etik boyutunun da ele alındığı geniş kapsamlı performans değerleme sistemlerinin kullanılması, bağımsız sosyal kontrol uygulamalarının önemli olduğunu belirtmişlerdir.
Etik kalitesinin iyileştirilmesinin gerekli olduğunu düşünen yönetimler için, elde yeterince bilgi vardır. Sıra bunların iş yaşamına geçirilmesindedir. Diğer bir deyişle etik yönetiminde de planlama, örgütleme, liderlik, motivasyon, iletişim, kontrol ve iyileştirme fonksiyonlarının işler hale getirilmesi mümkündür.

Sonuç ve Öneriler

Yönetim vizyon, misyon, politika ve stratejiler, hedefler rehberliğinde “doğru şeyler yapmak” ve “şeylerin doğru yapılması” ile ilgili bir süreçtir. Bu açıdan bakıldığında yöneticilerin etik konusuna duyarlı ve sorumlu olması beklenir. Bu zor bir iştir. Çünkü işletmenin beklentileri çok farklı paydaşları arasında denge kurması, işlerliği olan bir etik programı oluşturması, değerlendirmesi, geliştirmesi sürekli mücadele gerektirir. Kaldı ki beklentileri çok farklı olan paydaşların bu beklentilerinin zaman içinde değişmesi, sürekli izleme ihtiyacını ortaya çıkarır. İşletmelerde etik yönetimi bu nedenle sistematik, bilinçli ve sürekli bir çabaya gereksinim duyar.

Toplam kalite yönetimi, mükemmellik yolunda en iyi uygulamaların işletmeye adapte edilmesini önerir. Türkiye’de etik yönetimi uygulamalarına başlamak için bu konudaki ilgili yazın ve işletme uygulamalarından yararlanabiliriz. Etik yönetimi uygulamalarına bir an önce başlamak, bize, kuracağımız sistemin işlerlik kazanması için gereken zamanı daha yakın bir tarihe taşımak olanağı verecektir. Bu da işletmede ekonomik ve etik kayıpların önüne geçme fırsatı yaratacaktır.
İş mükemmelliği modeline göre Avrupa’da ve Türkiye’de kalite ödülüne başvuran işletmelerde etik kalitesinin değerlendirilmesi için -yaklaşım, kapsam ve yayılım açısından değerleme- kriterler geliştirilebilir. Bu nispeten toplam kaliteye yeni bir bakış açısı kazandırır. KalDer bünyesinde “Etik Kalitesinin İyileştirilmesi” konusunda uzmanlık grup çalışması başlatılabilir. Bu konuda ulusal ödül kategorisi oluşturulabilir.

Yazar: Yard. Doç. Dr. Nuray Uzkesici – Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi

Follow me!

Şerafettin Arslan

Şerafettin Arslan, 29 yaşında bir Türk girişimcidir. 2009 senesinden bu yana internet pazarlama, online yayıncılık ve eğitim danışmanlığı alanında faaliyet gösteren bir firmanın kurucusu ve yöneticisidir. Uluslararası İlişkiler alanında lisans ve İşletme Yönetimi alanında yüksek lisans dereceleri olmakla beraber ileri düzeyde İngilizce konuşabilmektedir. Hobileri arasında spor, yurtdışı seyahatleri ve araba kullanmak vardır. 2013 senesinden bu yana evlidir.
Follow me!

Yorum yazın.

Freelance PHP Developer
Visit Us On TwitterVisit Us On Facebook